Otomotiv satış sonrası hizmet ve ürün sektöründe faaliyet gösteren firmalar, artan giderlerin yanı sıra ciddi bir nakit darlığı ile mücadele ediyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) tarafından gerçekleştirilen üçüncü çeyrek sektör araştırması, şirketlerin ticari hedeflerini büyüme odaklı yaklaşımlardan finansal dengeleri muhafaza etme yönüne kaydırdığını ortaya koyuyor.



Sektör araştırmasına katılan her beş işletmeden yaklaşık dördü nakit akışındaki aksamaları en kritik sorunlar arasında gösteriyor. Şirketlerin yarıdan fazlası alacak tahsilat koşullarının kötüleştiğini bildirirken, yüksek operasyonel maliyetler ve iş hacmindeki kayıplar da ticari faaliyetleri zorlaştıran temel faktörler arasında yer alıyor.
Satış Tablosu Yatay Seyrediyor, Yatırımlar Ertelemede
Yılın üçüncü çeyreğinde iç pazar satışları, geçen yılın aynı dönemine göre Amerikan doları bazında kayda değer bir büyüme gösteremedi. İmalatçı firmalar sınırlı bir satış artışı elde etmiş olsa da dağıtım kanallarında yaşanan ciro düşüşü pazarın genel performansına olumsuz yansıdı.
Mevcut tablo şirketlerin yatırım iştahını da doğrudan etkiledi. Önümüzdeki üç aylık dönemde yeni yatırım yapmayı hedefleyen işletmelerin oranı yüzde 14,7 seviyesine geriledi. Özellikle dağıtıcı kanalların yeni projelere temkinli yaklaşması dikkat çekerken, üretici tarafında kapasite kullanım oranlarında düşüş kaydedildi.
Son Çeyrek İçin Temkinli Bekleyüş Sürüyor
Yılın son dönemine dair öngörüler, piyasadaki durgun ve temkinli havanın korunacağına işaret ediyor. İç pazarda dolar bazında hafif bir daralma beklenirken, pazar koşullarının daha da zorlaşacağını düşünen sektör temsilcilerinin oranı bir önceki anket dönemine kıyasla iki katına yaklaştı.
Süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, tahsilat dengesizliklerinin şirketlerin bütçe yönetimini ve günlük operasyonlarını doğrudan olumsuz etkilediğini vurguladı. Özçete; artan maliyetlerin, zayıf talebin ve finansmana ulaşımda yaşanan sıkıntıların işletmelerin hareket alanını kısıtladığını belirterek, sektörün yeniden yatırım yapabilir hale gelmesi için uygun finansman koşullarının sağlanması ve piyasalardaki öngörülebilirliğin artırılması gerektiğini ifade etti.


