Türkiye’de otomobil vergilendirmesinde yeni bir dönem başladı. 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle binek otomobiller ve bazı diğer motorlu taşıtlar için asgari maktu ÖTV, yani alınabilecek en düşük ÖTV tutarı getirildi.
7590 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Düzenlemenin otomotiv tarafındaki en önemli maddesine göre belirli L sınıfı araçlarda ÖTV en az 30 bin TL, kapsama giren diğer 87.03 pozisyonundaki taşıtlarda ise en az 100 bin TL olacak. Ayrıca ÖTV farklılaştırmasında kullanılabilecek kriterlere aracın çekiş sistemi de eklendi.
Ancak düzenleme ilk bakışta oldukça sert görünse de önemli bir ayrım var:
Yeni sistem, her otomobilin fiyatına doğrudan 100 bin TL ek vergi geleceği anlamına gelmiyor.
100 bin TL, mevcut ÖTV’nin üzerine eklenecek ikinci bir vergi değil. Bu rakam, hesaplanan ÖTV için belirlenen asgari tutarı, yani alt sınırı ifade ediyor.
Peki yeni asgari ÖTV sistemi nasıl çalışacak? Bugün satılan otomobiller gerçekten zamlanacak mı? Elektrikli araçlar, dört tekerlekten çekişli SUV’lar ve şehir içi mikro elektrikli modeller düzenlemeden nasıl etkilenebilir?
Tüm ayrıntılara bakalım.
Asgari maktu ÖTV nedir?
Türkiye’de otomobillerde ÖTV temel olarak aracın ÖTV matrahına belirlenen vergi oranının uygulanmasıyla hesaplanıyor.
Yeni düzenleme bu hesaplama yöntemini tamamen ortadan kaldırmıyor.
Bunun yerine ikinci bir kontrol noktası getiriyor.
Önce aracın tabi olduğu oran kullanılarak normal ÖTV hesaplanacak. Eğer ortaya çıkan vergi yeni belirlenen asgari tutarın üzerinde kalıyorsa mevcut hesap geçerli olacak.
Ancak hesaplanan ÖTV, kanunda belirtilen alt sınırın altında kalırsa bu kez asgari maktu ÖTV devreye girecek.
7590 sayılı Kanun’un 14’üncü maddesinde, kapsama giren L sınıfı araçlar için 30 bin TL, diğer kapsamdaki taşıtlar için ise 100 bin TL’lik alt sınır bulunuyor.
Basit bir ifadeyle:
Hesaplanan ÖTV > Asgari ÖTV ise:
Hesaplanan normal ÖTV uygulanır.
Hesaplanan ÖTV < Asgari ÖTV ise:
Asgari ÖTV uygulanır.
100 bin TL bütün otomobillere eklenecek mi?
Hayır.
Yeni düzenlemeyle ilgili en önemli yanlış anlaşılma bu olabilir.
Örneğin bir otomobilin normal ÖTV hesabı sonucunda zaten 500 bin TL vergi çıkıyorsa:
500 bin TL’ye ilave olarak bir de 100 bin TL alınmayacak.
Araç zaten 100 bin TL’lik asgari sınırın üzerinde olduğu için hesaplanan 500 bin TL ÖTV geçerli olacak.
Dolayısıyla yeni sistem:
“Mevcut ÖTV + 100 bin TL”
şeklinde çalışmıyor.
Doğru ifade:
“ÖTV 100 bin TL’nin altına düşerse en az 100 bin TL uygulanır.”
şeklinde.
Bu nedenle bugün Türkiye’de satılan ve mevcut nispi ÖTV hesabıyla zaten 100 bin TL’nin oldukça üzerinde vergi oluşturan birçok binek otomobilde, yalnızca taban vergi uygulamasının yürürlüğe girmesi nedeniyle doğrudan bir fiyat değişikliği oluşması beklenmez. Bu sonuç, kanundaki asgari tutarın mevcut oransal hesaplama sonucuyla karşılaştırılması mantığından kaynaklanıyor.
Örnekle asgari ÖTV nasıl hesaplanır?
Tamamen örnek olması için bir aracın ÖTV matrahının 800 bin TL ve tabi olduğu ÖTV oranının yüzde 10 olduğunu varsayalım.
Normal hesap:
800.000 TL × yüzde 10 = 80.000 TL ÖTV
Fakat araç 100 bin TL asgari ÖTV kapsamındaysa hesaplanan 80 bin TL yeterli olmayacak.
Bu durumda:
ÖTV = 100.000 TL
olarak uygulanacak.
Şimdi aynı aracın ÖTV matrahının 1 milyon 500 bin TL olduğunu düşünelim.
1.500.000 TL × yüzde 10 = 150.000 TL
Bu tutar 100 bin TL’lik alt sınırın üzerinde olduğu için asgari maktu vergi devreye girmeyecek.
ÖTV:
150.000 TL
olarak hesaplanacak.
Yani yeni düzenlemenin fiyat etkisi, aracın matrahı ve tabi olduğu ÖTV oranına göre değişecek.
Hangi araçlarda asgari ÖTV 100 bin TL?
Kanun, Özel Tüketim Vergisi Kanunu’na ekli ikinci sayılı listenin 87.03 Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu kapsamındaki araçları esas alıyor.
Bu kategori genel olarak binek otomobilleri ve esas itibarıyla insan taşımak amacıyla üretilmiş diğer motorlu taşıtları kapsıyor.
Düzenlemeye göre belirli istisnalar dışında bu araçlarda hesaplanan ÖTV 100 bin TL’den az olamayacak.
Dolayısıyla sistem yalnızca klasik benzinli veya dizel otomobillerle sınırlı değil.
Aracın ilgili vergi sınıflandırmasına bağlı olarak:
benzinli,
dizel,
hibrit,
şarj edilebilir hibrit
ve elektrikli otomobiller
de sistem içerisinde değerlendirilebilir.
Ancak aracın gerçek ÖTV’si yine tabi olduğu oran, matrah ve teknik özelliklerine göre hesaplanacak.
30 bin TL asgari ÖTV hangi araçlarda uygulanacak?
Yeni düzenleme L sınıfındaki bazı elektrikli araçlar için farklı bir alt sınır belirledi.
L sınıfında olup elektrik motor gücü 4 kilovat ve üzerinde olan, düzenlemenin kapsamındaki araçlarda asgari maktu ÖTV 30 bin TL olacak.
Buna karşılık L sınıfındaki içten yanmalı motorlu araçlarla elektrik motor gücü 4 kilovatın altında kalan araçlar ve T sınıfı taşıtlar, kanundaki bu asgari maktu vergi düzenlemesinin dışında tutuluyor.
Bu bölüm özellikle şehir içi ulaşım için kullanılan küçük elektrikli araçlar açısından önem taşıyor.
Türkiye’de satılan bazı mikro elektrikli araçlar L sınıfında yer alabildiğinden aracın teknik sınıflandırması ve motor gücü, yeni verginin uygulanıp uygulanmayacağını belirleyen temel unsurlardan biri olacak.
Citroën Ami ve Fiat Topolino gibi araçlar etkilenebilir mi?
Türkiye’de satılan Citroën Ami ve Fiat Topolino gibi mikro mobilite araçları yeni düzenlemeyle birlikte dikkat çeken modeller arasında.
Bu tip araçlarda yalnızca “elektrikli otomobil” tanımına bakmak yeterli değil.
Asıl belirleyici:
araç sınıfı + elektrik motor gücü + mevcut ÖTV hesabı
olacak.
Kanunun getirdiği 4 kilovat sınırı nedeniyle, motor gücü bunun üzerinde olan ve ilgili L sınıfında bulunan araçlar 30 bin TL’lik asgari ÖTV mekanizmasının kapsamına girebilir. Güncel model bazında gerçek fiyat etkisini belirlemek için ise aracın vergisel sınıflandırması ve mevcut hesaplanan ÖTV tutarına ayrıca bakmak gerekir.
Bu nedenle:
“Bütün mikro elektriklilere 30 bin TL zam geldi.”
demek doğru olmaz.
30 bin TL de mevcut verginin üzerine eklenecek bir tutar değil; hesaplanan ÖTV’nin alt sınırı.
Elektrikli otomobil fiyatları artacak mı?
Yeni düzenleme elektrikli otomobilleri de ilgilendiriyor ancak bütün elektrikli araçlarda otomatik fiyat artışı anlamına gelmiyor.
Burada yine aynı kural geçerli:
Elektrikli otomobil için mevcut sistemle hesaplanan ÖTV zaten 100 bin TL’nin üzerindeyse asgari maktu vergi tek başına ilave vergi oluşturmayacak.
Düşük matrahlı ve düşük ÖTV oranına sahip bir araçta hesaplanan vergi 100 bin TL’nin altında kalıyorsa taban vergi devreye girebilir.
Bu nedenle elektrikli otomobiller açısından asıl izlenmesi gereken konu yalnızca 100 bin TL’lik sınır değil.
Kanunla Cumhurbaşkanı’na;
motor gücü,
motor silindir hacmi,
çekiş sistemi,
menzil,
batarya kapasitesi,
araç sınıfı,
gövde türü,
emisyon değeri
ve taşıma kapasitesi
gibi teknik kriterlere göre farklı asgari maktu ÖTV tutarları belirleme yetkisi de verildi.
Bu yetki gelecekte elektrikli otomobiller arasında daha detaylı bir vergilendirme yapısının kurulabilmesine imkân tanıyor.
En önemli değişikliklerden biri: Çekiş sistemi artık ÖTV kriteri
Yeni düzenlemenin belki de 100 bin TL’lik taban vergiden daha önemli uzun vadeli sonucu, “çekiş sistemi” ifadesinin ÖTV Kanunu’na eklenmesi.
Daha önce ÖTV’nin farklılaştırılmasında motor gücü, motor hacmi, menzil, batarya kapasitesi, emisyon ve araç sınıfı gibi çeşitli teknik özellikler kullanılabiliyordu.
7590 sayılı Kanun ile bunların arasına çekiş sistemi de eklendi.
Bu değişiklik teorik olarak gelecekte:
önden çekişli,
arkadan itişli,
dört tekerlekten çekişli,
çift motorlu elektrikli
ve farklı dört çeker sistemlerine sahip
araçlara farklı vergi uygulamalarının yapılabilmesinin önünü açıyor.
4×4 araçlara hemen ÖTV zammı geldi mi?
Hayır.
Kanuna “çekiş sistemi” kriterinin eklenmesi:
“Bütün dört çeker araçların ÖTV’si artırıldı.”
anlamına gelmiyor.
Düzenleme esas olarak Cumhurbaşkanı’nın vergi oranlarını ve asgari tutarları farklılaştırırken çekiş sistemini de kriter olarak kullanabilmesini sağlıyor. TBMM görüşmeleri sırasında da bunun otomatik bir farklılaştırma değil, yetki sağlayan bir düzenleme olduğu belirtilmişti.
Dolayısıyla örneğin bugün aynı otomobilin:
4×2 versiyonu
ile
4×4 versiyonu
sırf bu kanun değişikliği yayımlandığı için otomatik olarak farklı ÖTV oranına geçmiyor.
Böyle bir değişiklik için ilgili yetkinin kullanılması ve yeni vergi tutarlarının veya oranlarının ayrıca belirlenmesi gerekir.
Bu ayrım özellikle “4×4 araçlara büyük ÖTV zammı geliyor” şeklindeki yorumları değerlendirirken önemli.
Cumhurbaşkanı’na hangi ÖTV yetkileri verildi?
Kanunun dikkat çeken bölümlerinden biri de Cumhurbaşkanı’na verilen yetkilerin kapsamı.
Düzenlemeye göre 87.03 kapsamındaki araçlar için belirlenen asgari maktu ÖTV tutarları veya yeniden değerleme sonucu oluşacak tutarlar:
10 katına kadar artırılabilecek veya sıfıra kadar indirilebilecek.
Ayrıca farklı matrah grupları oluşturulabilecek ve teknik özelliklere göre farklı asgari vergi tutarları belirlenebilecek.
Örneğin gelecekte vergilendirme açısından:
batarya kapasitesi,
elektrikli menzil,
çekiş sistemi,
motor gücü,
emisyon seviyesi
veya araç sınıfı
daha belirleyici hale gelebilir.
Ancak kanunun bu yetkiyi vermesi, bu ihtimallerin tamamının şu anda uygulanmaya başladığı anlamına gelmiyor.
Yeni bir somut vergi farklılaştırmasının etkisini değerlendirmek için ilgili Cumhurbaşkanı kararının ayrıca incelenmesi gerekir.
100 bin TL’lik asgari ÖTV her yıl aynı mı kalacak?
Hayır.
Kanuna göre 30 bin TL ve 100 bin TL olarak belirlenen asgari maktu vergi tutarları her yıl Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde belirlenen yeniden değerleme oranına göre artırılacak.
Bu önemli bir ayrıntı.
Çünkü sistem yalnızca 2026 yılı için belirlenen sabit bir alt sınırdan oluşmuyor.
Yeniden değerleme mekanizması nedeniyle asgari ÖTV tutarlarının ilerleyen yıllarda nominal olarak yükselmesi beklenebilir.
Bu durum özellikle gelecekte daha uygun fiyatlı araçlar ve mikro elektrikli modeller açısından daha önemli hale gelebilir.
Yeni ÖTV düzenlemesi otomobil fiyatlarını artırır mı?
Bu soruya bütün araçlar için tek bir cevap vermek doğru değil.
Mevcut ÖTV hesabıyla zaten:
100 bin TL’nin çok üzerinde vergi çıkan bir otomobilde
taban ÖTV’nin fiyat üzerinde doğrudan etkisi olmayabilir.
Buna karşılık hesaplanan ÖTV’nin yeni alt sınırın altında kaldığı araçlarda vergi yükselerek satış fiyatına yansıyabilir.
Dolayısıyla fiyat etkisini anlamak için üç temel bilgiye ihtiyaç var:
Aracın ÖTV matrahı
Uygulanan ÖTV oranı
Aracın tabi olduğu asgari maktu ÖTV
Bu üç veri bilinmeden yalnızca araç fiyatına bakarak yeni düzenlemenin ne kadar zam getireceğini söylemek doğru olmaz.
KDV etkisi de unutulmamalı
ÖTV’de meydana gelen bir artışın nihai satış fiyatına etkisi yalnızca ÖTV tutarıyla sınırlı kalmayabilir.
Türkiye’deki otomobil fiyatlandırmasında KDV matrahı hesaplanırken ÖTV de mali yapının içerisinde bulunduğundan, ÖTV yükselişi nihai vergi yükünü de etkileyebilir.
Bu nedenle asgari ÖTV nedeniyle örneğin 20 bin TL’lik bir ÖTV farkı oluşması halinde otomobilin anahtar teslim fiyatındaki artışın her durumda yalnızca 20 bin TL olacağını varsaymak doğru olmaz.
Gerçek fiyat değişimi aracın vergisel hesaplaması üzerinden değerlendirilmelidir.
Düzenleme otomotiv sektöründe neden önemli?
Yeni sistemin bugünkü fiyat etkisinden daha önemli tarafı, otomobil vergilendirmesinin gelecekte nasıl şekillenebileceğine dair verdiği sinyal olabilir.
Çünkü vergi sistemi artık sadece klasik:
motor hacmi + matrah
mantığından giderek uzaklaşıyor.
Motor gücü, batarya kapasitesi, elektrikli menzil, emisyon, araç sınıfı ve artık çekiş sistemi gibi teknik özellikler vergi politikasında kullanılabilecek kriterler arasında bulunuyor.
Bu yapı özellikle elektrikli ve hibrit otomobil pazarının büyüdüğü bir dönemde önem taşıyor.
İçten yanmalı motorlu otomobillerde motor hacmi uzun yıllar temel vergi göstergelerinden biri olurken, elektrikli araçlarda silindir hacmi olmadığı için motor gücü, batarya ve menzil gibi kriterler giderek daha belirleyici hale geliyor.
Araç alacaklar şu anda ne yapmalı?
Yeni düzenleme nedeniyle otomobil satın alma kararını yalnızca “100 bin TL vergi geliyor” düşüncesiyle hızlandırmak doğru olmayabilir.
Öncelikle satın almak istediğiniz modelin güncel anahtar teslim fiyatına ve markanın resmi fiyat listesine bakın.
Daha sonra aracın:
ÖTV oranını,
motor tipini,
elektrik motor gücünü,
çekiş sistemini
ve versiyonunu
kontrol edin.
Özellikle aynı modelin 4×2 ve 4×4, tek motorlu ve çift motorlu veya farklı batarya kapasiteli versiyonlarında ileride farklı vergi uygulamalarının oluşup oluşmayacağını takip etmek önemli hale gelecek.
Yeni asgari ÖTV düzenlemesinin kısa özeti
| Düzenleme | Yeni durum |
|---|---|
| Binek otomobillerde asgari ÖTV | 100.000 TL |
| Kapsamdaki L sınıfı araçlarda | 30.000 TL |
| 4 kW altındaki belirli L sınıfı elektrikliler | Asgari maktu uygulamasının dışında |
| T sınıfı araçlar | Kapsam dışında |
| Çekiş sistemi | ÖTV farklılaştırma kriterlerine eklendi |
| Yeniden değerleme | Her yıl uygulanacak |
| Cumhurbaşkanının yetkisi | Asgari tutarı 10 katına kadar artırma veya sıfıra indirme |
| 4×4’lere otomatik zam | Hayır |
| Her otomobile ek 100 bin TL vergi | Hayır |
Düzenlemenin temel hükümleri 7590 sayılı Kanun’un ÖTV Kanunu’nda değişiklik yapan 14’üncü maddesinde yer alıyor.
Sonuç: Yeni asgari ÖTV sistemi ne anlama geliyor?
Yeni düzenlemeyle Türkiye’deki otomobil ÖTV sistemine önemli bir unsur daha eklenmiş oldu.
Artık belirli otomobil ve taşıt gruplarında oransal hesap sonucu ortaya çıkan ÖTV’nin altında kalamayacağı bir taban vergi tutarı bulunuyor.
Binek otomobillerin büyük bölümünün dahil olduğu kapsamdaki araçlarda bu sınır 100 bin TL, belirli L sınıfı elektrikli araçlarda ise 30 bin TL.
Fakat en önemli nokta şu:
Bu tutarlar mevcut ÖTV’nin üzerine eklenen yeni bir vergi değil.
Mevcut hesaplama sonucu ortaya çıkan ÖTV zaten taban tutarın üzerindeyse yeni asgari sınır fiyatı tek başına değiştirmiyor.
Uzun vadede daha dikkat çekici değişiklik ise çekiş sisteminin vergi kriterleri arasına eklenmiş olması.
Bu sayede gelecekte 4×2 ve 4×4 modeller, tek ve çift motorlu elektrikli otomobiller veya farklı teknik özelliklere sahip araçlar için daha ayrıntılı bir ÖTV yapısının oluşturulmasının hukuki zemini genişlemiş durumda.
Bu nedenle yeni düzenlemeyi yalnızca:
“Otomobile 100 bin TL vergi geldi.”
şeklinde yorumlamak doğru değil.
Asıl değişiklik, otomotiv vergilendirmesinde bir alt sınır sisteminin oluşturulması ve ileride teknik özelliklere göre çok daha ayrıntılı vergi farklılaştırmasının yapılabilmesine imkân tanınması.
Araç fiyatlarını yakından takip edenler açısından bundan sonraki en önemli gelişme, bu yetkilerin nasıl ve hangi araç grupları için kullanılacağı olacak.
Sık Sorulan Sorular
Yeni ÖTV düzenlemesiyle her araca 100 bin TL zam mı geldi?
Hayır. 100 bin TL, binek otomobillerin büyük bölümünün bulunduğu kapsamdaki araçlarda hesaplanabilecek ÖTV’nin alt sınırıdır. Mevcut hesaplamayla ÖTV zaten bu tutarın üzerindeyse ayrıca 100 bin TL eklenmez.
Asgari maktu ÖTV ne demek?
Aracın normal ÖTV oranıyla hesaplanan vergisinin belirlenen rakamın altında kalması durumunda uygulanacak minimum ÖTV tutarıdır.
Binek otomobillerde asgari ÖTV ne kadar?
Yeni düzenlemede kapsama giren binek otomobiller ve diğer ilgili 87.03 sınıfı araçlarda asgari maktu ÖTV 100 bin TL olarak belirlendi.
Elektrikli araçlarda asgari ÖTV var mı?
Aracın sınıfına göre uygulanabilir. Kapsamdaki binek elektrikli otomobiller 100 bin TL’lik sistem içerisinde değerlendirilebilirken, belirli L sınıfı elektrikli araçlarda 30 bin TL alt sınır bulunuyor.
4×4 araçların ÖTV’si arttı mı?
Kanun değişikliği bütün 4×4 araçlarda otomatik ÖTV artışı oluşturmadı. Ancak çekiş sistemi artık vergi farklılaştırmasında kullanılabilecek kriterlerden biri olduğu için ileride 4×2 ve 4×4 araçlara farklı vergi uygulanmasının hukuki altyapısı bulunuyor.
100 bin TL asgari ÖTV her yıl artacak mı?
Kanuna göre bu tutarlar her yıl Vergi Usul Kanunu kapsamında belirlenen yeniden değerleme oranı doğrultusunda artırılacak.
Yeni ÖTV düzenlemesi ne zaman yayımlandı?
7590 sayılı Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli ve 33326 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.


