Otomotiv dünyasında uzun süredir tartışılan ve elektrikli araçlara benzinli jeneratör entegre etme fikriyle dikkat çeken Avusturyalı mühendislik şirketi Obrist, ne yazık ki yolun sonuna geldi. Tesla Model 3 üzerinde yaptığı sıra dışı modifikasyonlarla adını duyuran firma, seri üretim aşamasını göremeden 37 milyon dolarlık devasa bir borç yüküyle iflasını duyurdu.






On yılı aşkın bir süredir “HyperHybrid” adını verdiği menzil uzatıcı teknolojisi üzerinde çalışan şirket, otomobil pazarında kalıcı bir yer edinmeyi başaramadı. İlk olarak 2020 yılında herkesi şaşırtan bir projeye imza atan ekip, standart bir Tesla Model 3’ün 50 kWh’lik orijinal bataryasını söküp yerine sadece 17.3 kWh kapasiteli ve 98 kilogram ağırlığında ufak bir batarya yerleştirmişti. Aracın ön bagajına ise 40 kW gücünde iki silindirli ufak bir benzinli motor entegre edilmişti.
Mark II olarak adlandırılan bu sistemde benzinli motor, tekerleklere doğrudan güç vermek yerine yalnızca bataryayı şarj eden bir jeneratör olarak çalışıyordu. Şirket mühendisleri, bu hibrit yaklaşım sayesinde 100 kilometrede ortalama yalnızca 2 litre yakıt tüketimi ile toplamda 1.000 kilometrelik menzile ulaşılabileceğini iddia ediyordu. Dahası, bu sistemin seri üretimdeki maliyetinin 4.500 euro civarında olacağı ve Tesla’nın etiket fiyatını yarı yarıya ucuzlatabileceği savunuluyordu.
İflasın Arkasındaki Temel Etkenler Neler?
Şirketin kurucusu Frank Obrist tarafından yapılan açıklamalarda, iflasın arkasında yatan başlıca sebepler arasında uzun yıllara yayılan yüksek Ar-Ge giderleri, sonuçsuz kalan yatırımcı görüşmeleri ve Avrupa’daki genel otomotiv kriz gösterildi. Ancak otomobil editörleri ve sektör analistleri için bu durum sürpriz sayılmaz.
Son yıllarda tam elektrikli otomobillerde batarya maliyetlerinin ciddi oranda düşmesi, küresel şarj altyapısının hızla yaygınlaşması ve büyük üreticilerin tamamen elektrikli modellere odaklanması, Obrist’in sunduğu bu karmaşık jeneratör çözümünün piyasadaki cazibesini büyük ölçüde azalttı. Fuarlarda ilgi gören prototipler ticari bir başarıya dönüşemeyince proje rafa kalktı.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
- Obrist firması neyi amaçlıyordu? Obrist, elektrikli araçların menzil kaygısını bitirmek ve maliyetleri düşürmek için benzinli jeneratörle desteklenen “HyperHybrid” sistemini geliştirmeyi amaçlıyordu.
- Şirket hangi modeli baz almıştı? Projede popüler elektrikli sedan olan Tesla Model 3 Standard Range Plus modeli temel alınmıştı.
- Orijinal bataryaya ne olmuştu? 50 kWh kapasiteli fabrika çıkışlı büyük batarya çıkarılarak yerine 17.3 kWh kapasiteli daha küçük ve hafif bir batarya takılmıştı.
- Benzinli motor tekerlekleri hareket ettiriyor muydu? Hayır, ön bagaja (frunk) yerleştirilen 40 kW’lık iki silindirli benzinli motor sadece bataryayı şarj eden bir jeneratör görevi görüyordu.
- Vaat edilen menzil ve yakıt tüketimi ne kadardı? Şirket, bu sistemle 1.000 kilometre toplam menzil ve 100 kilometrede 2 litre benzin tüketimi vadediyordu.
- Sistem neden seri üretime geçemedi? Yüksek Ar-Ge maliyetleri, yatırımcı bulunamaması ve tam elektrikli araç teknolojilerinin hızla gelişerek bu sisteme olan ihtiyacı ortadan kaldırması nedeniyle seri üretime geçilemedi.
- İflasın borç miktarı ne kadar? Avusturyalı mühendislik firması Obrist, 37 milyon dolarlık borçla resmi olarak iflasını açıkladı.
- Bu sistem elektrikli otomobil fiyatlarını düşürebilir miydi? Şirket, sistemin seri üretim maliyetinin 4.500 euro olacağını ve Tesla fiyatlarını yarı yarıya ucuzlatabileceğini iddia ediyordu ancak bu teoride kaldı.
- Otomotiv sektörü bu projeye neden mesafeli yaklaştı? Batarya maliyetlerinin düşmesi ve şarj altyapısının gelişmesiyle birlikte, elektrikli araçlara benzinli motor takma fikri endüstri tarafından geride kalmış bir çözüm olarak görüldü.
- Projenin kurucusu kimdir? Projenin arkasındaki isim şirket kurucusu Frank Obrist’tir.


