Ford, UEV Platformu ile Maliyetleri Düşürmeyi Amaçlıyor
Amerikalı otomotiv üreticisi Ford, Çin merkezli rakipleriyle rekabet gücünü artırmak amacıyla tasarladığı Universal Electric Vehicle (UEV) isimli yeni platformunu duyurdu. Şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Jim Farley; motor, şanzıman ve invertör birleşiminden oluşan yeni güç aktarma sistemlerinin, Çinli üretici BYD’nin çözümlerine kıyasla yaklaşık yüzde 30 daha verimli çalıştığını ileri sürdü.




Elde edilen bu enerji tasarrufu, araçlarda daha küçük boyutlu bataryalar kullanılmasına olanak tanıyor. Elektrikli otomobil üretiminde en yüksek maliyet kalemini bataryalar oluşturduğu için kapasitenin düşürülmesi, üretim giderlerini önemli ölçüde azaltıyor. Parça sayısı azaltılan ve imalat süreçleri yenilenen UEV mimarisi; Mustang Mach-E ile F-150 Lightning gibi mevcut modellerden çok daha uygun fiyatlı araçların üretilmesini sağlayacak.
28 Bin Dolar Sınırında Elektrikli Pikap
Yeni altyapıyı kullanacak ilk araçlardan biri, başlangıç fiyatı 28 bin 350 dolar olarak açıklanan Fathom adındaki elektrikli pikap modeli olacak. Aracın batarya boyutu henüz resmiyet kazanmasa da iddialar 50 ile 60 kWh arasında bir kapasiteye işaret ediyor. Bu ölçekteki bir bataryayla 320 kilometrenin üzerinde menzil sunabilmek doğrudan yüksek verimliliğe bağlı olduğundan, aktarma sistemindeki gelişim kritik bir rol oynuyor.
Bununla birlikte, Farley’nin kıyaslamayı BYD’nin hangi modeli veya güç aktarma mimarisiyle yaptığı ve test koşulları belirsizliğini koruyor. Bu nedenle belirtilen verimlilik farkının bağımsız testlerle kanıtlanması gerekiyor.
Çinli Üreticilerin Stratejileri ve Hibrit Araçlara Yansıması
Ford, tedarik zincirinde daha fazla kontrol sağlamak ve temel teknolojileri kendi bünyesinde üretmek için Çinli markaların izlediği dikey entegrasyon yöntemini benimsiyor. Şirket ayrıca Geely ortaklığından kazandığı deneyimlerle geliştirme süreçlerini hızlandırmayı ve maliyetleri düşürmeyi hedefliyor.
Ford Operasyon Direktörü Kumar Galhotra, UEV platformuyla elde edilen mühendislik kazanımlarının yalnızca tam elektrikli modellerle sınırlı kalmayacağını, bu verimlilik çalışmalarının markanın hibrit araçlarına da entegre edileceğini kaydetti.


