Otomotiv dünyasında uzun süredir konuşulan Fransa ve Almanya eksenli uzlaşma arayışları, Türkiye’deki üreticileri yakından ilgilendiren kritik bir eşiğe geldi. Sektör kulislerine yansıyan son taslak metinlere göre, Birleşik Krallık belirli şartları yerine getirmesi durumunda “Made in Europe” tanımına dahil edilmeye hazırlanıyor. Ancak Türkiye ile yürütülen yoğun ticari ilişkilere rağmen Ankara, mevcut taslak metninde kendine aynı statüde yer bulabilmiş değil. Tabii ki süreç henüz kapanmış değil ve taraflar arasında müzakereler masada kalmaya devam ediyor.




Mevcut Taslak Neyi Öngörüyor ve Türkiye Neden Dışarıda?
Avrupa’daki iki büyük otomotiv üssünün hazırladığı bu yeni çerçeve, kapsamı 27 Avrupa Birliği üyesi ülke ile 1 Ocak 2020 itibarıyla AB iç pazarının bir parçası olan belirli ortaklar üzerinden kurguluyor. Bu coğrafi ve hukuki tanım, İngiltere’nin sisteme entegre olabilmesine zemin hazırlıyor.
Türkiye’nin durumu ise AB ile sahip olduğu Gümrük Birliği anlaşmasından ötürü farklı bir kulvarda ilerliyor. Gümrük Birliği ortaklığı, ne yazık ki bu yeni sanayi tanımı nezdinde aynı statüyü otomatik olarak sağlamıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin Avrupa tedarik zincirindeki kritik rolünün korunması yönündeki diplomatik çabaları, hazırlanan ilk taslak metinlerde tam anlamıyla karşılık bulmuş değil.
Ankara’nın Diplomatik Temasları ve Gelinen Son Aşama
Türkiye, otomotiv üretimindeki devasa gücünü ve olası yatırımların sekteye uğramaması adına Brüksel hattındaki temaslarını yoğunlaştırmış durumda. Ticaret Bakanlığı daha önceki görüşmelerde, Türkiye’nin Avrupa otomotiv ekosisteminin kopmaz bir parçası olduğunu defalarca yinelemiş ve daha kucaklayıcı bir “Made with Europe” yaklaşımını masaya getirmişti.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuya ilişkin değerlendirmelerine göre, ilk taslaklarda tamamen dışarıda bırakılan Türkiye için 4 Mart 2026 tarihli Avrupa Komisyonu teklifinde Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmalarının hesaba katılmasıyla kısmi bir ilerleme sağlandı. Buna rağmen, otomotiv sektörünü yakından ilgilendiren bazı kısıtlayıcı maddeler varlığını koruyor.
Türk Otomotiv Sektörünü Bekleyen Asıl Risk Ne?
Burada en çok merak edilen soru, bu kararın ihracatı durdurup durdurmayacağı. Açık olmak gerekirse, “Made in Europe” yaklaşımı doğrudan araç satışına yönelik bir yasak anlamına gelmiyor. Esas mesele, gelecekteki kamu alımları ve kritik sanayi teşviklerinde Avrupalı yerli üretime öncelik tanınacak olması.
Türkiye’de banttan inen araçların bu tarz destek mekanizmalarından yararlanırken dezavantajlı duruma düşme ihtimali, sektörün en büyük endişesini oluşturuyor. Gümrük Birliği çatısı altında serbestçe ticaret yapıyor olmak, ne yazık ki gelecekteki sanayi teşviklerine tamamen eşit şartlarda erişilebileceğini garanti etmiyor.
2035 Emisyon Hedefleri de Pazarlığın Parçası
Fransa-Almanya ortak planında sadece coğrafi tanımlar yok; aynı zamanda çevre normları da büyük rol oynuyor. Otomobillerin 2035 yılına kadar CO2 emisyonlarını 2021 seviyesine kıyasla yüzde 90 oranında düşürmesi ve kalan açık için ek telafi zorunluluklarının kaldırılması gibi başlıklar tartışılıyor. İngiltere’nin bu sisteme dahil edilmesi ise karşılıklılık ilkesi ve AB’nin ticari koruma tedbirlerine tam uyum şartına bağlanmış durumda.
Tüm bu maddeler henüz kesinleşmiş değil. Planın yasalaşması ve yürürlüğe girmesi için diğer üye ülkelerin ve Avrupa Parlamentosu’nun da onayı gerekiyor. Kısacası, Türk otomotiv sektörü için nihai tablonun ne olacağı, önümüzdeki dönemde yürütülecek zorlu diplomatik müzakereler sonucunda netleşecek.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
-
“Made in Europe” taslağında Türkiye neden yer almıyor?
Taslak, kapsamı AB üyesi 27 ülke ve belirli Avrupalı ortaklarla sınırlandırıyor. Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği ilişkisi bulunmasına rağmen, bu yeni hukuki tanım ve kriterler mevcut haliyle Türkiye’yi dışarıda bırakıyor.
-
Bu gelişme Türkiye’nin AB’ye otomobil ihracatını yasaklayacak mı?
Hayır, bu düzenleme Türkiye’den Avrupa’ya yapılan araç ihracatını doğrudan yasaklayan bir madde içermiyor. Temel endişe, teşvikler ve kamu alımlarında dezavantaj yaşanması ihtimalidir.
-
İngiltere taslağa nasıl dahil edildi?
İngiltere, AB’nin belirlediği karşılıklılık ilkelerine ve ticari korunma önlemlerine uyum sağlama koşulunu kabul ederek belirli şartlarla “Made in Europe” kapsamına alınmak üzere taslağa eklendi.
-
Türkiye’nin “Made with Europe” teklifi nedir?
Ticaret Bakanlığı tarafından ortaya atılan bu yaklaşım, Türkiye’nin Avrupa otomotiv tedarik zincirindeki ayrılmaz rolünü vurgulayarak, dar kapsamlı bölgesel tanımlar yerine daha kapsayıcı bir üretim modelinin benimsenmesini amaçlıyor.
-
Gümrük Birliği anlaşması Türk otomotivini bu süreçte korumaya yetmiyor mu?
Gümrük Birliği ticari mal akışını güvence altına alsa da, gelecekteki endüstriyel teşvikler, fonlar ve kamu alımlarındaki öncelik kriterleri konusunda aynı korumayı otomatik olarak sağlamıyor.
-
4 Mart 2026 tarihli Avrupa Komisyonu teklifinde Türkiye lehine ne değişti?
İlk taslaklarda tamamen kapsam dışı bırakılan Türkiye için, bu teklif aşamasında Gümrük Birliği ve serbest ticaret anlaşmalarının dikkate alınması yönünde adımlar atılarak bir miktar ilerleme kaydedildi.
-
Bu süreçten Türk otomotiv yan sanayisi nasıl etkilenebilir?
Eğer nihai metinde Türkiye dezavantajlı konumda kalırsa, Avrupa’daki ana üreticilerin Türkiye’den tedarik edeceği parça oranlarında gelecekte baskılar ve değişimler yaşanabilir; bu da en çok yan sanayiyi düşündürüyor.
-
2035 emisyon hedefleri bu taslakla nasıl bir ilişki içinde?
Fransa-Almanya planında yer alan 2035’te CO2 emisyonlarının yüzde 90 azaltılması hedefi ve esneklik tartışmaları, paketin genel endüstriyel kurallarıyla doğrudan bağlantılı olarak müzakere ediliyor.
-
Taslak henüz kesinleşti mi, süreç nasıl ilerleyecek?
Hayır, taslak henüz kesinleşmedi. Metnin yürürlüğe girebilmesi için diğer AB üyesi devletlerin onayı ve Avrupa Parlamentosu’ndaki yasama süreçlerinin tamamlanması gerekiyor.
-
Türkiye’nin bu konudaki diplomatik hamleleri devam ediyor mu?
Evet, Ticaret Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm resmi kurumlar, otomotiv sektörümüzün hak kaybına uğramaması ve tedarik zincirindeki yerinin güvenceye alınması için temaslarını sürdürüyor.


